TECHANKARA Kapanış Konferansı

29 November 2012 tarihinde yayınlandı.

Ankara'daki beş aktif teknokentin, sahip oldukları teknolojik potansiyeli yurt içinde ve yurt dışında tanıtmak amacıyla yürüttükleri TECH ANKARA projesinin kapanış konferansı 29 Kasım 2012 tarihinde CeBİT fuarında yapıldı.

TTGV Yönetim Kurulu Üyesi Güngör YILDIZBAYRAK ve Birleşik Krallık'tan David ROWE'un konuşmacı olarak katıldığı konferansta Türkiye'nin önde gelen teknoloji ve Ar-Ge şirketlerinin yöneticileri ile temsilcileri de yer aldı.  Toplantıda, ODTÜ Teknokent Genel Müdürü Mustafa İ. Kızıltaş Projenin Yönetişim Modeli, Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı'nda Proje Yöneticisi Atilla Hakan Özdemir ise Strateji Planı hakkında bilgi verdi.

AYB için olası adımlar...

TTGV Yönetim Kurulu Üyesi Güngör Yıldızbayrak yaptığı açılış konuşmasında bölgesel kalkınmanın önemine değinerek, bu kavramı topyekün kalkınmanın bir parçası olarak ve eşitsiz gelişim yasası açısından ele almak gerektiğini vurguladı. Yıldızbayrak, ABD'de Silikon Vadis'nde Intel, HP, Microsoft, Cisco, Oracle, Google, NASA, Nvidea, Apple, UCLA/Caltech/Stanford; Almanya'da Bavyera, Fraunhofer, Max Planck ve Çin'de 50yi aşkın teknoloji bölgesi bulunduğunu söyledi. Güçlü üniversiteler, teknoloji merkezleri, yetişkin insan gücü, ülke yönetimiyle fiziksel yakınlık, teknolojik çıktı zenginliği ve kendi hakkında farkındalık özellikleri ile Ankara'nın da Yenilikçilik Bölgesi olduğunu ifade eden Güngör Yıldızbayrak, "yenilik" ve "yenilikçilik" kavramlarının özelliklerini sıraladı.

Gereksinimler temelinde ülkenin ve bölgenin kalkınma politikalarına aktif olarak katılabilmenin yolunun daha tanımlı organizasyon yapısını oluşturmaktan geçtiğini belirten Yıldızbayrak, ülke ve ülke dışında entelektüel varlıkların tematik olarak sınıflanmış veri tabanını oluşturmanın, 2050 yılı için bölge ve ülke vizyonu için çalışmalara katılmanın, ülkede özgün teknolojik gücün oluşumuna katılmanın, diğer teknoloji bölgeleriyle işbirliğini oluşturmanın gereğine işaret etti.
Uluslararası saygınlık kazanmış bilim ve teknoloji bölgeleriyle değişik boyutlarda işbirlikleri oluşturarak evrensel gelişimin etkin üyesi haline gelmenin, kalkınmada fırsat yaratan ve devindiren teknolojileri geliştirmenin şart olduğunu belirten Yıldızbayrak, "Malzeme, gıda, çevre, enerji, sağlık, yeraltı varlıklarını işleme ve atomaltı parçacık teknolojilerini birleştirerek örneğin deprem güvenlikli kent mimarisi oluşturabilmeliyiz, nadir toprak metallerimizi işleyebilmeliyiz" dedi.

Dünya teknoparklarında endüstri, üniversite ve hükümet işbirliği...

Konferansta daha sonra söz alan Birleşik Krallık'tan Warwick Enreprice Genel Müdürü David Rowe, istatistiklerle dünyada bilim ve teknoloji parkları hakkında bilgi verdi.  Rowe, teknoparkların temel unsurlarını, kuluçka merkezleri, araştırma merkezleri, üniversiteler, yerleşim imkânları, sosyal aktivite imkânları ve diğer sosyal hizmetler şeklinde sıraladı ve yüzde 35'inin büyük kentlerde, yüzde 13,4'ünün orta büyüklükte, yüzde 45'inin ise küçük kentlerde konuşlandığını söyledi. Rowe'un verdiği bilgiye göre, teknoparkların yüzde 16'sı özel, yüzde 54,6'sı kamu, yüzde 29,4'ü ise kamu-özel ortaklığındaki firmalara ev sahipliği yapıyor.
Teknoparkların başarısının arkasında yatan kritik kavramlardan birinin endüstri, üniversite ve hükümet arasındaki iç içe geçen üçlü ilişki olduğunu söyleyen David Rowe, teknoparkların ekonomik gelişme için bir potansiyel olduğunu sözlerine ekledi. Teknoparkların bünyesindeki şirketlerin büyümesi ve yabancı partner bulabilmeleri için diğer ülkelerdeki teknoparklar ve şirketler ile işbirliğinin önemine vurgu yapan Rowe, AB programından yararlanarak işbirliğine giden 4 farklı ülkedeki teknopark şirketlerinin deneyimlerini ve çıkardıkları dersleri anlattı. 

"Proje bitmiyor, yeni başlıyor..."

Konferansta projenin Yönetişim Modeli hakkında bilgi veren ODTÜ Teknokent Genel Müdürü Mustafa İ. Kızıltaş, 20 üniversite ve yüksek öğretim kurumu, 200 bin öğrenci, 18 bin öğretim elemanı ile Ankara'nın Ar-Ge harcamalarının da merkezi konumunda olduğunu söyledi. Kızıltaş, birçok yaşam kalitesi ve insan sermayesi endeksinde 1'inci olan Başkentin bilişim, savunma, havacılık ve medikal gibi katma değerli sektörlerde öncü konumuna dikkat çekti.

Mustafa Kızıltaş projeye başlama nedenlerini, "Teknokentlerarası işbirliğini pekiştirecek bir yönetişim modeli geliştirmek ve ülkemize örnek olmak, Ankara'nın marka değerini arttırmak, Bölgeden daha fazla yenilikçi girişimci çıkması sağlamak ve bölgeye daha fazla yerli ve yabancı yatırımcı çekmek" şeklinde özetledi. 
Proje sürecince BioValley, San Diego Dialogue, SophiaAntipolis, MediconValley, Machester: Knowledge Capital, Zakynthos, JointVenture: SiliconValley örneklerinin ayrıntılı olarak incelendiğini belirten Kızıltaş 100 dolayında toplantı yapıldığını, yaklaşık 300 kişi ile danışma ve istişarelerde bulunulduğunu, TV kanallarında söyleşiler yapıldığını, gazete ile dergilerde makale ve röportajların yayınlandığını sözlerine ekledi.

ODTÜ Teknokent Genel Müdürü Mustafa Kızıltaş, Projeye bu konferans ile tamamlanmış gözüyle bakmadıklarını, tersine çalışmaların yeni başladığını söyleyerek kısa, orta ve uzun vadeli programlar hakkında bilgi verdi.

Kızıltaş, kısa vadeli çalışmaları Deneyim aktarımı, fuar katılımları, ortak hizmet alımı ve sunumu, web sitesi, sosyal aktiviteler, orta vadeli çalışmaları Ortak mentor havuzu oluşturulması, tedarik zinciri yaratacak faaliyetler, firmaların yoğun dâhiliyeti, sektörel oluşumlar, uzun vadeli çalışmaları ise üniversite imkânlarından ortak yararlanma, yatırımcı çekme, kümelenme faaliyetleri, bölgesel inovasyon sistemi şeklinde  özetledi.

"Sürdürülebilirlik önemli..."

Proje ortaklarının, Ankara'nın sahip olduğu teknolojik potansiyelin değerlendirilmesine ve Ankara'nın kalkınmasına katkıda bulunmaya hazır olduklarını vurgulayan TTGV Proje Yöneticisi A. Hakan Özdemir "sürdürülebilirliğe" önem verdiklerini söyledi. Özdemir, proje sonrasında Tech Ankara'yı bir kimlik haline getirerek uluslar arası alanda bilinirliğinin sağlanması hedefine odaklandıklarını ifade etti. Bunun için izlenmesi gereken strateji ve yapılması gereken eylemlerin kısa, orta ve uzun vadeli planlandığını anlatan Özdemir, ana başlıkları Katılım, Tanıtım, Yatırım, İletişim-İşbirliği Arttırma, Üniversite İlişkileri, Kaynak ve Temsil Stratejileri olarak sıraladı.